Neden Sürekli Erteliyoruz? Erteleme Davranışının Psikolojisi

223 1

Neden Sürekli Erteliyoruz? Erteleme Davranışının Psikolojisi

“Yarın başlarım.”
“Birazdan yaparım.”
“Şu an enerjim yok.”

Hemen hemen herkesin hayatında bu cümleler defalarca yer bulur. Erteleme (procrastination), zamanla alışkanlık haline geldiğinde bireyin üretkenliğini düşüren, özgüvenini zedeleyen ve psikolojik yükü artıran bir davranış biçimidir. Özellikle sosyal medyanın, dijital dikkat dağınıklığının ve yüksek beklentinin etkili olduğu günümüz dünyasında erteleme adeta çağın hastalığına dönüşmüştür.

Peki neden işlerimizi erteliyoruz? Sadece tembellik mi, yoksa bunun ardında daha derin psikolojik dinamikler mi var?

Erteleme Nedir?
Erteleme; yapılması gereken bir işi bilinçli bir şekilde geleceğe öteleme davranışıdır. Erteleme çoğu zaman geçici bir rahatlama sağlasa da uzun vadede kaygı, suçluluk ve düşük özsaygı gibi sonuçlar doğurur (Sirois & Pychyl, 2013).

Ertelemenin Nedenleri:

  1. Mükemmeliyetçilik
    Kusursuz yapamayacağımızı düşündüğümüzde, başlamak yerine hiç başlamamayı tercih ederiz. Çünkü mükemmel olamamak, yetersiz hissettirir.

“Ya tam yaparsın, ya hiç yapmazsın.” gibi inançlar kişiyi felç eder.

  1. Başarısızlık Korkusu
    Erteleyen bireyler çoğu zaman “Başaramazsam rezil olurum” düşüncesiyle hareket eder. Bu, risk almaktan kaçınmayı beraberinde getirir.
  2. Duygusal Düzenleme Sorunu
    Erteleme davranışı, zorlayıcı duygularla (kaygı, sıkıntı, başarısızlık hissi) başa çıkma biçimidir. Yani kişi, işi değil; duyguyu erteler (Sirois, 2014).
  3. Odaklanma Sorunu ve Dikkat Dağınıklığı
    Dijital ortamlar, sürekli bildirimler ve çoklu görevler; kişinin dikkatini kısa sürede tüketir. Özellikle dikkat eksikliği olan bireylerde erteleme sık görülür (Uzun, 2020).
  4. Zamanı Algılayamama
    Bazı bireyler zamanı olduğundan daha çok ya da daha az algılayarak planlama hatası yapar. Bu da işleri “nasılsa yetişir” diyerek ertelemelerine neden olur.

Ertelemenin Sonuçları

  • Kronik stres
  • Suçluluk duygusu
  • Düşük özgüven
  • Akademik/mesleki başarısızlık
  • Depresyon ve anksiyete riskinde artış

Uzun vadede erteleme sadece bir alışkanlık değil, bir tür kendine zarar verme biçimine dönüşebilir (Ferrari et al., 1995).

Nasıl Başa Çıkılır?

  1. “5 Dakika” Kuralı Uygula
    En zor kısmı başlamak. Kendine şu sözü ver: “Sadece 5 dakika yapacağım.” Beyin başlanan işe devam etmeye daha eğilimlidir.
  2. Görevleri Parçalara Ayır
    Büyük görevler korkutucudur. Ama küçük adımlar daha yapılabilir görünür. Örneğin “tez yaz” yerine “giriş bölümünü oku” gibi.
  3. Zaman Takibi ve Planlama
    Zaman tutarak çalışmak (Pomodoro tekniği gibi) beynin görev bilinci geliştirmesine yardımcı olur.
  4. Duygularla Yüzleş
    İşi ertelediğinde ne hissettiğini fark et. Erteleme davranışının temelinde hangi duygunun olduğunu keşfetmek, çözümün ilk adımıdır.
  5. Profesyonel Destek Al
    Sürekli erteleme, yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürüyorsa bir uzmandan destek almak oldukça faydalıdır. Özellikle bilişsel davranışçı terapi, bu alanda etkilidir (Rozental & Carlbring, 2014).

Sonuç
Erteleme sadece zaman yönetimi problemi değil; duygu düzenleme zorluğunun dışa yansımasıdır. Ne zaman ki “yeterince iyi değilim” ya da “başaramam” gibi düşüncelerin farkına varırız, işte o zaman bu döngüyü kırmaya başlayabiliriz. Çünkü bazen yapılacak en büyük ilerleme, sadece başlamaktır.

Kaynakça
Ferrari, J. R., Johnson, J. L., & McCown, W. G. (1995). Procrastination and Task Avoidance: Theory, Research, and Treatment. Springer.

Rozental, A., & Carlbring, P. (2014). Understanding and Treating Procrastination: A Review of a Common Self-Regulatory Failure. Psychology, 5(13), 1488–1502.

Sirois, F. M. (2014). Procrastination and Stress: Exploring the Role of Self-compassion. Self and Identity, 13(2), 128–145.

Sirois, F. M., & Pychyl, T. A. (2013). Procrastination and the Priority of Short-Term Mood Regulation: Consequences for Future Self. Social and Personality Psychology Compass, 7(2), 115–127.

Uzun, M. (2020). Akademik erteleme davranışı: Nedenleri ve çözüm yolları. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 53(3), 451–470.

Paylaş:
23223
← Önceki

Kaygı Değil Zihin Bizi Yoruyor: Sürekli Düşünmenin Beyindeki Etkileri

Sonraki →

Kendini Sevmek: Sağlıklı Özsaygının Psikolojisi

💬 Yorumlar

WhatsApp